| HUD PEYGAMBER |
| Perşembe, 03 Aralık 2009 18:13 | |||||||||
Sayfa 1 / 4
Ad KavmiNuh tufanından sonra dünyada yeniden bir hayat başlamış ve hızla çoğalan insanlar, Arap yarımadasının çeşitli bölgelerine yayılmaya başlamışlardı. Bu arada Hz. Nuh'un torunlarından biri olan Ad da, Yemen'de Hadramut civarında Ahkaf adıyla bilinen bir yere yerleşmişti. Ad'ın nesli çoğala çoğala nihayet büyük bir kavim oldu. Bu kavim, dedeleri Ad'a nisbetle, Ad Kavmi diye anılmaya başladı. Şükürden ŞirkeYavaş yavaş nesilce çoğalıp maddeten de zenginleşirken, peygamber devrinin epeyce arkada kalması ve tevhid dinine cehalet bulutlarının perde olması sebebiyle, Ad kavminin inanç ve itikatlarında bir takım sarsılmalar, zayıflamalar başlamıştı. Kendilerine bahşedilen bu kadar maddi-manevi imkanların birer nimet olduğunu unutmuşlar, ve o nimetler üzerinde o nimeti vereni görmedikleri için, zamanla şükrü bırakıp şirke düşmüşlerdi. Hazret-i Hud'un Peygamber OluşuBu zalim ve hunhar kavim içinde, halim-selim ve müşfik bîr kimse yaşıyordu ki, bu zatın nesli, bir kaç nesil öncesinde Hazret-i Nuh'a dayanıyordu. Ve ismi de Hud idi. Hud, temiz ve itibarlı bir aileye mensuptu. Doğruluğu, dürüstlüğü, cesareti, zekâsıyla kavmi içerisinde sevilir bir zat olmuştu. Halkın öylesine güvenini kazanmıştı ki, O'na "Emin" lakabını vermişlerdi. ' Hazret-i Hud'un MücadelesiHud Aleyhisselam, kavminin huy, ahlâk ve mizacını ve onların hassas ve zayıf damarlarını bildiği için, bu hususları göz önünde bulundurarak günün şartlarına uygun bir şekilde irşada ve tebliğe başlamıştı. Allahtan başka şeylere ibadet eden, maddî güç ve kuvvetleriyle gururlanan kavmini putlara tapınmayı terkederek, Allah'a iman etmeye davet ediyordu. Kavmine, sahip oldukları güç ve kuvvetin, Allah tarafından verildiğini hatırlatıyor; onları Allah'a karşı şükür ve ibadete, günahlardan tevbeye çağırıyordu. Fakat kavminin, Hud A.S.'ı dinledikleri yoktu. Hz. Hud, onların bu haksızlıklarını yüzlerine vurur, dalalet ve sefahatte olduklarını ifade ederdi.
|
İnned diyne indallahi-l İslâm” (3.Ali İmran:19) "Kesinlikle ALLAH indinde Din; İslâmdır."
Allah-u Teala ve Tekaddes Hazretleri vaad-i ilahisinde de buyurduğu üzere yüce katında muteber olan tek din İslam dinidir. Bu ayete binaen geçmiş tüm dinlerin peygamberleri İslam esasları üzere yaşamışlar ve İslam'ı tebliğ etmişlerdir. Tüm peygamberler Müslüman dırlar ve hepsi Server-i Enbiya Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V) nın nübüvvetini müjdelemişlerdir. Cümle Peygamberler onun sünneti üzere bulunmuşlardır. Çünki O; yaratılmışların ve peygamberlerin ilkidir.